"I suppose I have a really loose interpretation of "work" because I think that just being alive is so much work at something you don't always want to do. Being born is like being kidnapped. And then sold into slavery. People are working every minute. The machinery is always going. Even when you sleep." Andy Warhol
…Küçük Oğuz Ataylar, Orhan Pamuklar, İhsan Oktay Anarlar olmamıza yönelik bir beklenti sırtlanılır yük değilse de sosyal ağlardaki üretimi yazılı kültürün yeni bir formu gibi sunmak da bana hep yüzeysel bir iyimserlik gibi geliyor.
Oysa bugünün yükselen akımı gün gibi aşikâr: türetmek. Türkçede bir kelimede özetleyip aşağı yukarı anladığımız bu trendin yad ellerde ‘mesh-up’, ‘collobration’, ‘prosuming’ gibi uzayıp giden envaiçeşit etiketi var.
Özüyse şu; artık çoğunlukla yeni bir şey üretme yerine birilerinin ürettiği şeyi yeniden ve yeniden paylaşıyoruz. Çünkü üretmek onca yardımcı araç gerece rağmen zahmetli. Üstelik tüketecek onca şey varken çok zaman alıcı. Bu yüzden Tumblr, Posterous ve benzeri ağlar aynı içeriğin paylaşıldığı binlerce farklı blogla dolu. Video siteleri, Facebook, Twitter da farklı sayılmaz…